Şehrin vitesi boşa alınmış o son dakika vızıltısı,
gecenin siyah kumaşına çarptığında,
işte o an başlar.
Ne bir davul, ne bir yaylı.
Bir perdenin usulca çekilmesi,
dış dünyayı yutan yumuşak bir kadife.
Ve kulaklarımın içinde:
Hiçliğin ritmik vuruşu.
Kırık bir bardağın en eski sesi,
bir kar tanesinin düşerken çıkardığı *'tısss'*ı,
bir annenin rüyasında gülümseyişinin titreşi-mi.
Hepsi, tek bir notanın binlerce yankısı.
Dilin kemiği kırıl ...