Amerika’nın en özgün entelektüel seslerinden biri olan filozof ve psikanalist Jonathan Lear, Sonun Tahayyülü’nde şu sorunun peşine düşüyor: Kontrolümüzün zayıf olduğu bir akış ve sonluluk dünyasında serpilip gelişmeyi nasıl başarabiliriz?
Lear, iklim krizi ve siyasi çalkantılar karşısındaki şaşkınlığımızı ele alırken, hayal gücümüzü genişletmek için insan bilimlerinin sunduğu imkânlara başvuruyor. Teselli bulmak için genelde sığındığımız dayanakların aslında ne kadar kırılgan olduğunu ...