Halk hikâyeleri, kaynak olarak halkın ortak hafızasından doğarlar. Halkın yaşamından beslenir ve onun umutlarıyla gelişerek geleceğe doğru bir nehir misali akar giderler. Halkın gelenekleri, alışkanlıkları, dünya görüşü ve yaşam felsefesi bu nehrin içerisinde kendine yer bularak kendini yarınlara aktarma şansı bulur. Bu hikâyeler tamamıyla yerli ve özgündür. Yaşlısından gencine Türk insanını anlatır. Bu yüzden bazen toprak kokar bazen de yağmur. Bazen su gibi aziz bazen de ekmek kadar mübarektir ...