Düşünün ki bir saha araştırması, bulacağı yanıtlardan çok karşısına çıkacak yeni sorularla ilgileniyor. Düşünün ki bu saha, araştırmanın kendi yolculuğu başlamadan önce aslında yoktu. Çünkü bu araştırmada sahanın sınırları, soru sorma tekelini elinde tuttuğu varsayılan araştırmacıdan ziyade, bizzat soruların muhatapları tarafından çiziliyor. Bu kitap, göçmenliğe dair düşünme biçimlerimizi demokratikleştirmekle işe başlıyor.
Şimdi dostluk, göçmenlik tecrübesine sonradan eklenmiş bir kavramsa ...