Romanlarında, kimi deneme ve yazılarında, hatta
günlüklerinde kaleminin ucunu daima sivri tutan José
Saramago, tiyatro oyunlarını da aynı sivri kalemle
yazıyor. Üstelik çok daha keskin ve net darbelerle... İster
dikta rejiminde yayın yapan bir gazetenin hareketli bir
gecesini, ister Portekizcenin en büyük şairlerinden Luís
de Camões’in hikâyesini, ister Don Giovanni’nin
serüvenini anlatsın; sahip olduklarını kendi çıkarları için
kullanan kişi ve kurumlara, ...