İnsanı tutsak eden şey, demir parmaklıklar değil, kendi zihnidir.
Bazı hayatlar bir hatayla değil, insanın içindeki karanlığa attığı ilk adımla değişir.
Bir şehirden ötekine, bir bağımlılıktan diğerine, bir kaçış- tan daha büyük bir çıkmaza sürüklenen bu hikâyede, okur yalnızca bir adamın düşüşünü değil; vicdanla suçun, aşkla yıkımın, özgürlükle tutsaklığın iç içe geçtiği bir hayatın derinliklerini izler. Geçmişin yaraları, cezaevinin soğuk duvarları, yanlış dostluklar, ö ...