Kesinlikle bir dip akıntısına ihtiyacı vardı. Sert esen bir poyraz, deniz dibindeki kuyudan onu çıkartıp meltem esen kıyılara vurdurmalıydı. Yoktu işte, ne bir dip akıntı, ne de sert esen bir poyraz. Deniz soğuğunda yaşamaya devam edecekti. En azından şimdilik…
Zühal, o gün çok heyecanlıydı. Sabah erkenden kalkmış, yapacağı konuşmayı defalarca gözden geçirmiş, sayısını hatırlamadığı kadar prova yapmıştı konuşma metni üzerinde. Yılların avukatıydı; sayısı binlerle ifade edilebilecek duruşma ...