Sevil, ahizeyi yerine koyduğunda hâlâ telaşlıydı. Kalkıp odanın içinde dolaşmaya başladı. “Bu saat ne de yavaş ilerliyor!” diye söylendi. Sanki her bir dakika ona bir saatmiş gibi geliyordu. Nihayet bir saat böyle geçti. Ancak Umut okuldan henüz gelmemişti. Tedirgin anne pencereye çıkıp gözünü yola dikti.Arabaların gürültüsü ile ağaçların üzerindeki kuşların cıvıltısı birbirine karışmıştı. Sokaktaki insanların her biri bir başka tarafa gidiyordu. Ama hiçbirinin Umut’un annesinin kalbindeki ıstır ...