İman ve akıl arasındaki ilişki, asırlardır süregelen bir tartışma konusudur. Bu tartışmanın önemli bir boyutunu ise inancın dili oluşturur: Dini ifadeler nasıl bir anlam taşır? Dinin iddiaları kanıtlanabilir mi? Din dili, bilimsel söylemlerle aynı ölçütlere göre değerlendirilebilir mi?
Tam da bu sorular, Wittgenstein’ın ikinci dönem dil felsefesini bu tartışmanın merkezine yerleştirir. Wittgenstein; dili, gündelik hayatta toplumsal pratiklerle şekillenmiş, belirli kurallara göre işleyen bir ...