Issız bir tren yolculuğuyla başlayan bu hikâye, okuyucuyu yalnızca bir adaya değil; insan ruhunun karanlık, kırılgan ve çelişkilerle dolu derinliklerine götürüyor. Devlet ajanı Osman’ın peşine düştüğü gizemli isimler, yol boyunca karşılaştığı sıra dışı insanlar ve her biri kendi yükünü taşıyan “yalnız” karakterler; romanı klasik bir polisiye olmaktan çıkarıp psikolojik ve toplumsal bir sorgulamaya dönüştürüyor. Cansu Türkmen, akıcı dili ve güçlü atmosfer tasvirleriyle okuru 1980’lerin kasvetli t ...