Binlerce yıl önce İbranice yazılmış bir metin; aradan geçen her çeviri, onun bir katmanını daha örttü.
Yunan felsefesi “ruh”u ekledi. Latince “kefaret”i ekledi. Ortaçağ “melek”i süsledi, modern çeviri “günah”ı tekleştirdi. Biz bugün Yaratılış’ı okurken aslında üstüste yığılmış yüzyılların yankısını duyuyoruz.
Peki metin kendisi ne diyor? Bu kitap, o soruyu ciddiye alıyor. Her kelimenin kökünü izleyerek, İbranicenin ses oyunlarını, kelime yankılarını, kasıtlı belirsizliklerini Türkçeye ...