Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte Hazar Denizi, kapalı bir su havzası olmaktan çıkarak enerji jeopolitiğinin ve bölgesel güç rekabetinin merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Beş kıyıdaş devlet arasında yürütülen hukuki statü tartışmaları, hidrokarbon rezervlerinin paylaşımı, boru hattı projeleri ve askeri denge arayışları, Hazar’ı Avrasya güvenlik mimarisinin kritik bir bileşeni konumuna taşımıştır.
Kurumsallaşan yeni hukuki çerçeve, normatif bir düzenlemenin ötesinde
Avrasya güç ...