Chris Markerın sine-romanı yalnızca bu çalışmada geçen kavramlarla sınırlandırılamaz. Bünyesinde birçok politik fikri de barındırır. Savaş sonrası travmaların, geleceğe dair anksiyetelerin yansımasıdır. Belki de Markerın asıl endişesi, elimizdeki tek gerçekliğin geçmişimiz olması, bunun hatırlatıcısının fotoğraf olması, fakat iktidarlar tarafından araçsallaştırılarak, belleğe yardımcı olmak yerine fotoğrafın belleğin yerine geçmesi ve böylece insanın elindeki tek gerçekliğini de ondan almasıdır. ...