Mehmet H. Doğan, yirmi yıl önce (Ocak 1992), Adam Sanat dergisinde yazdığı bir yazısında bu kitaba da değinmiş, şu değerlendirmeyi yapmıştı:
() Akyol, hep bildiğimiz, her gün bolca kullandığımız sözcüklerle, konuşuyor gibi, sorular sorarak, yanıtlar vererek kuruyor şiirini. Ama kurarken de, o sözcükleri siliyor, parlatıyor, tozlarını alıyor, antipasla paslarını gideriyor sanki. Yepyeni, ışıl ışıl sözcükler oluyor bunlar; sonra da bir telkâri ustasının inceliğiyle, titizliğiyle örüyo ...