İskenderiye’ye giren her elçi önce kitaplara sonra şehre bakardı. Çünkü büyük İskenderiye Kütüphanesi, krallıkların birbirini tarttığı görkemli bir diplomasi sahnesiydi. Yabancı ülkelerden gelen hükümdarlar, yanlarında getirdikleri kendi topraklarının en değerli metinlerini kütüphaneye armağan eder, karşılığında Mısır’ın bilgeliğinden pay alırlardı. Diplomasi burada silahların değil, kitapların gücüyle kurulurdu. 9. yüzyılda Abbâsî Halifesi Me’mun, Bizans İmparatoru III. Michael’a bir elçi gönde ...